Olsaydın

Bence giderken “benden sonra davul&zurna çaldırın” diyecek kadar mutlu olduğun o diyarda, arada bu kadar sıkıştığımı görerek “kalabilseydim keşke” diyosundur anne..
Birine mesela deliler gibi dert yanmak istiyorum, duyduğum kelimeler şunlar; “boşver, geçer, bişey olmaz”.. bu üç kelimeyle hayat idame ettirilebiliyomuş meger.. “onu biliyorum da canım konuşmak istiyo” desen de olmaz.. o cümleyi sana kursaydım mesela, boşver dicek olsan bile öncesinde ve sonrasında 9388392 tane daha cümle kurardın.. konu ordan oraya giderdi.. Ben Masal’ın bişeyiyle başa çıkamadığımı anlattığımda, “geçer” derdin belki ama bizden bişiler anlatırdın.. Sen böle yaptın, abin şöyleydi, Taylan bunu yaptı vs.. sonra bi kahkaha atardık, çay koyardık, “ne konuşuyoduk biz yea?” diye devam ederdik..
Sonra programımız olmadığı günlerde hep sana gelirdik, senle bişi yapardık, sen gelirdin.. 3ümüz olurduk, 3ümüz yaşardık..
Masal yemiyo diye amuda kalktığımda kesin müdahele ederdin, senle tartışırdık gibime geliyo.. Belki sen de “her şeyi yesin, keki ver yesin” neslinden geldiğin için kapışcaktık..
Her sabah, sanki bigün önce 125 kere senle konuşmamış gibi ilk seni arayacaktım.. ve sanki tüm konuları bitirmemişiz gibi saatlerce konuşcaktık ya da çok kısa süren bi görüşme olup “tamam geliyorum çayı koy” cümlesiyle bitcekti..
Her gün kızlarla bebelere yemek bulcaz diye düğüm oluyoruz; senin önerceklerinle kendime de kızlara da haftalık liste verirdim eminim..
“anneanne” kelimesini bişekilde ögrenen kızım, onun evinde yedek kıyafetleri ve oyuncakları olsun; arkadaşlarımın annelerine değil kendi anneme desin isterdim; seni her gördüğünde pıtı pıtı koşarak gelcekti sana eminim..
“çok biliyosun kızım” diye kızcağın çok konu olcaktı.. Sonuçta sen burda olsan ben bu kadar büyümicek, “annesinin kız çocuğu” gibi davranmaya devam etcektim..
Salonundaki çerçevelerde fotoğrafları olcaktı, özenerek koyduğun düğün fotolarımız şutlancaktı eminim.. tabi fotoğrafları bastırmam için her gün hatırlatırdın ki anca gidiyim bastırıp getireyim.. Senin “hadi” diyişinle çalışıyomuşum bi aralar..;)
o zaman akıllı telefon ve sosyal medya furyası yok diye çok az fotomuz varmış, şimdi her anımızı çekerdik; albümlerden foto beğenemezdim..
Bizim adımızın geçtiği her cümlede gözlerinin anında doluşuna ailece gülerdik, şimdi ben Masal’da aynısını yaşayınca sen de bana gülerdin.. “oy benim şapşi kızım büyümüş de anne olmuş da anasıyla dalga geçtiği şeyi yaşarmış” diye güldürürdün..
“hadi sen bi kuaföre git annem, biz takılalım torunumla” diye beni kovardın..
Bence keşke olsaydın anne..
Her bir cümle için..
Ama çok canın yanıyodu, giderken çok mutluydun.. Tam kızcam bişeylere, kızamıyorum.. Ben bunları yazarken bari bana “geçer” de rüyamda da; ben de içimdekileri orda anlatiyim sana..
Pamuk gerdanından öpüyorum..
Anneannesi..
..
Sevgiler,
Zeynep

zog-1499 zog-2717

Henüz Yorum Yapılmadı.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir